Depresyon

Depresyonun Türkçe karşılığı çökkünlüktür.

Depresyondaki bir insan neredeyse her gün, her zamankinden daha üzgün, mutsuz ve umutsuzdur. Kendisini boşluktaymış gibi hissedebilir.  Eskiden zevk aldığı etkinliklerden artık zevk alamaz hale gelebilir, ilgi ve isteği azalmıştır. Neşesizdir. Kilo alımı ya da kilo kaybı, uyku bozuklukları, yorgunluk, enerji azlığı gibi fizyolojik belirtiler eşlik edebilir. Değersizlik, suçluluk düşünceleri, dikkat problemleri, odaklanamama, karar verememe gibi zihinsel belirtiler görülebilir. Bazen ölüm düşünceleri eşlik edebilir.

Depresyon, moral bozukluğu veya üzgün hissetmekten farklıdır. Mutluluk, herkesin belirli bir sebepten ötürü, bazı zamanlarda hissettiği bir duygudur, aynı şekilde mutsuzluk da öyle. Depresyonu olan bir kişi, mutsuzlukla birlikte kaygı, umutsuzluk, olumsuzluk ve çaresizlik gibi yoğun duygulara maruz kalacaktır.

Klinik olarak depresyonu yaşamsal bir olaya karşı duyulan yoğun bir üzüntüden ya da son zamanlarda sıkça kullanılan ‘moodum düştü’ şeklinde ifade edilen durumdan ayıran; yukarıda bahsedilen belirti ve bulguların birkaç gün boyunca değil en az iki hafta boyunca, aralıksız devam etmesi ve toplumsal,sosyal ilişkiler veya  işle ilgili alanlarda ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya yol açması gerekmektedir.

Depresyon tedavi edilmediğinde kişinin işini kaybetmesine, ailesini kaybetmesine, büyük maddi kayıplara yol açabilen, alkol bağımlılığından intihara kadar varabilen sonuçları ağır olabilen ciddi bir psikiyatrik hastalıktır.

Depresyon herkeste olabilir. Her şeye sahip gibi görünen birçok başarılı ve iyi durumda olduğunu düşündüğünüz insan bu problemle savaşır. Depresyon ayrıca her yaştan insanda ve her iki cinste de görülür.

 Depresyonu olan kişilerin yarısı bu durumla hayatlarında sadece bir kez karşılaşır, ancak diğer yarısı için tekrar eden bir rahatsızlıktır. Hastalığın tedavisi için gereken süre, altı aydan bir yıla bazen de daha fazla aralığa kadar değişmektedir. Depresyonla yaşamak, depresyondan muzdarip olanlar için olduğu kadar aileleri, arkadaşları ve meslektaşları için de oldukça zordur. Depresyonda olup olmadığınızı ve bu konuda neler yapabileceğinizi bilmek bazen zor olabilir. Bu gibi durumlarda depresyonun belirti ve bulgularını bilmek ya da güven duyduğunuz arkadaşlarınızın, ailenizin sizinle ilgili gözlemlerini de dikkate almak ve psikiyatri hekimi ile görüşmek yararlı olacaktır.

Depresyonun belirti ve bulgularını listeleyelim:

  • Yorgunluk ve enerji kaybı.
  • Geçmeyen üzüntü.
  • Öz güven ve öz saygı kaybı.
  • Kararsızlık
  • Alınganlık
  • Motivasyon kaybı
  • Konsantrasyon zorluğu.
  • Umutsuzluk, her şey kötü olacakmış gibi hissetmek
  • Çaresizlik duyguları, ne yapsam faydasız gibi düşünceler
  • Unutkanlık, bellek problemleri
  • Konuşma miktarı ve içeriğinde azalma
  • Genellikle zevkli veya ilginç olan etkinliklerin tadını çıkaramamak.
  • Her zaman endişeli ve kaygılı hissetmek
  • Diğer insanlardan, bazen yakın arkadaşlarından bile kaçınmak, uzaklaşmak.
  • Çaresizlik ve umutsuzluk duyguları.
  • Uyku problemleri – çok uyumak ya da uyuyamamak-
  • Sindirim sistemi ile ilgili şikayetler
  • Motor aktivitede yavaşlama
  • Çok güçlü suçluluk duygusu veya değersizlik duyguları hissetmek.
  • İşte veya okula gitmenin ya da çalışmanın zor gelmesi.
  • İştah kaybı ya da tıkınırcasına abur cubura yönelme.
  • Cinsel ilgi ve isteğin azalması.
  • Fiziksel ağrı ve acı hissetme, geçmeyen kas ağrıları
  • İntihar ve ölüm hakkında düşünceler
  • Kendi kendine zarar vermek
  • Psikotik durumlarda sanrı ve hallüsinasyonlar

 Depresyona yol açan nedir?

Depresyon, fiziksel hastalık, çocukluk çağından bugüne kadar olan deneyimler, işsizlik, yas, aile sorunları, ilişki sorunları ya da diğer yaşamı değiştiren olaylar sonucunda ortaya çıkabilir. Depresyonla bağlantılı kronik hastalıkların örnekleri arasında ise kalp hastalığı, diabet ( şeker hastalığı ) kronik ağrılar ve kanser örnek verilebilir. Bazı tıbbi durumlar birebir depresyona neden olabilir, hipofiz hastalıkları, troid bezinin az çalıştığı hipotroidi gibi durumlar örnek verilebilir. Bazen, depresyonunuz için açık bir neden olmayabilir, genetik ve biyolojik yatkınlık söz konusu olabilir. Fakat orijinal sebep ne olursa olsun, olası nedenlerin hissettiğiniz duyguları nasıl etkileyeceğini ve depresyonu tetiklenmesi muhtemel olanları tanımak önemli bir ilk adımdır.

Depresyon, günlük yaşamınızda sınırlı bir olumsuz etkiye sahip olduğunda hafif olarak tanımlanmaktadır. Örneğin, işinize konsantre olmakta veya normalde zevk aldığınız şeyleri yapmak için kendinizi motive etmekte zorluk çekebilirsiniz.

Major depresyon ise bireyin günlük yaşamının ilerleyişine müdahale eder. Yemek, uyku ve diğer günlük aktiviteler, ilişkiler, kişinin kendisi hakkındaki düşüncelerin olumsuz yönde değişmesinden ta ki yaşama isteğinin bitmesine kadar. Bazı insanlar sadece bir dönem yani tek atak yaşayabilir, ancak yaşamda birkaç atak olması yani birkaç depresif dönem geçirmek daha yaygındır. Majör depresyon tedavisinde hastane yatışı gerekebilir, kişinin kendisine zarar verme riski olabilir.

Depresyon tedavisinde antidepresan ilaçlardan, bazı yardımcı psikiyatri ilaçlarından ve çeşitli psikoterapi yöntemlerinden yararlanılır. Özellikle depresyon hafifse, ilaç her zaman ilk seçenek olmayacaktır. Birçok farklı antidepresan vardır. Psikiyatri doktoru sizin için neyin en iyi seçenek olduğunu size açıklayacaktır. Psikiyatri doktorunun önerisi, sahip olduğunuz depresyonun türüne ve şiddetine bağlı olacaktır. Eğer tedavi yöntemi ile ilgili endişeleriniz varsa veya ilacınızla ilgili sorun yaşıyorsanız bunu psikiyatri doktoru ile açıkça görüşmelisiniz.

Bazı durumlarda başlanan ilaç yeterince etkili olmayabilir ve  başka bir ilaç reçete edilmesi gerekebilir. Ancak antidepresan ilaçların etkisinin başlaması çoğu zaman birkaç hafta sürer. Bu nedenle etkiyi değerlendirmek için biraz zaman verilmelidir. İlaç etkin olduğu takdirde psikiyatri doktorunun önerdiği süre boyunca ilacı almanız çok önemlidir. Eğer ilacınızı çok erken bırakırsanız (daha iyi hissetseniz bile) bu depresyonun geri dönmesine, bir nüksetmeye yol açabilir. Kabaca, genellikle en az altı ay ila bir yıl boyunca antidepresan ilaç tedavisine devam etmek gerekir ve bazı durumda bu daha da uzun olabilir.

Sonuç olarak depresyon tedavisi olan bir hastalıktır. İlaç tedavisinin yanı sıra eklenen bireysel psikoterapi kişinin tedaviden daha hızlı ve daha etkin sonuç almasına yardımcı olacaktır.