Depresyonda Bilişsel İşlevlere Ne Olur?

Depresyon ilk bakışta sadece duyguyu ilgilendiren bir sorun olarak görülebilir. Depresyondaki bireyler çoğunlukla duygu, düşünce ve algılarında olumsuz bir bakış açısına sahiptirler.Biliş dediğimiz kavram; bellek, dil, yönelim, uygulama, yargılama, kişiler arası ilişki kurma ve problem çözmeyi içerir. Bellek ise geçmiş deneyimlerin anımsanması ile ilgili çeşitli faktörleri içerir.

Kısa süreli bellek, çalışma belleği, motor bellek, uzun  süreli bellek yada epizodik bellek gibi farklı bellek türleri vardır. Her biri beynimizin farklı bölgelerinin eşzamanlı bağlantıları ile oluşan işlevlerdir. Bilgi işleme sürecinde ilk olarak bilgi, duyu organları ile merkezi sinir sistemine taşınır, tanımlanır ve kodlanır. Kodlanan bilgi daha sonra kullanılmak üzere depolanır. Bu kodlama ve depolama süreci, hatırlama ve tekrar ortaya çıkarma belleğin işlevleridir.

Kısa süreli bellek yani çalışma belleği, parietal korteks ve dorsolateral prefrontal korteks ile ilgili olup bu alanlar bilgiyi güncel tutan yapılardır. Bilginin kodlanması ve pekiştirilmesi limbik sistemle, depolanması beyin korteksiyle, geri çağrılması ise frontotemporal bölge ile ilişkilidir.

Yönetici işlevler dediğimiz kavram ise beyinde bilgi işlemede sürdürülen işlevler bütünüdür. Bu işlevleri şöyle sıralayabiliriz. Oluşmuş şema ve kurulumların korunması, gerektiğinde değiştirilip yeniden düzenlenebilmesi, bozucu etkilere karşı konulması, zaman ve mekan üzerinde olayların bütünleştirilmesi, belleğin taranması, bellek izlerinin üstünde çalışılması, stratejiler kurulup değiştirilmesi, planlar yapılması gibi işlevlerdir.

Depresyonda düşünce ile ilgili sorunlar genellikle düşünce bloğu ve düşünce içeriğinde fakirleşmedir. Depresyonlu bireylerin bilgi işleme hızında genel bir yavaşlama görülür ve bu durum hayata psikomotor yavaşlama olarak yansır.  Depresif hastalar basit günlük aktiviteleri bile yapmakta güçlük çekerler. İş, aile, para ve kendi sağlıkları ile aşırı biçimde kafaları meşgul olur ancak bu meşguliyet çoğunlukla karamsar ve umutsuzdur.

Depresyondaki bireylerin uzun süreli dikkat, çaba ve uzun süreli ayrıntılı anlatım gerektiren durumlarda performanslarının kötü olduğu gösterilmiştir. Depresif hastaların tepki için yükselmiş eşiğe sahip oldukları, test ortamında verilen uyarandan daha fazla ek bilgiye gerek duydukları çalışmalarda gösterilmiştir. Tüm bu durumlar günlük hayatta karşımıza çeşitli şekillerde çıkabilir. Örneğin unutkanlık, dikkat eksikliği, dikkat dağınıklığı, yavaşlama, iş yaşamında yeterli performansı gösterememe, üretken olamama, çok basit durumlarda bile karar vermekte güçlük çekme ya da karar verememe, plan yapamama, yeni bilgi öğrenmede güçlük çekme şeklinde hayata yansıyabilir.

Depresyondaki hastalar sıklıkla unutkanlıktan yakınırlar. Fakat bu gerçek bir bellek bozukluğu değildir. Unutkanlık yakınması ağır üzüntü, sıkıntı ve dikkat azalmasına bağlıdır. Örneğin bu kişiler randevularını unutabilir, yemeğin altını yakabilir, eşyaların yerini karıştırabilir, kaybedebilir. Özellikle yaşlı hastalarda unutkanlık ön planda olursa bu bazen bunama ile karışabilir. Depresyon iyileşince unutkanlık yakınması da düzelecektir.

Yeni bilgileri kayıt edebilmek için eski bilgilerin bir kısmını unutmak gerekebilir ama günlük yaşamımızı etkileyecek kadar unutuyorsak bu durumun mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesinde yarar vardır. Özellikle her yaştaki unutkanlıklar için altta yatan farklı sebebi bulmak ve tedavi etmek önemlidir. Depresyonun tedavi edilmesiyle duygu ve düşünce içeriği düzeleceği gibi bilişsel işlevler de düzelecektir.