Gebelikte Kadın Ruh Sağlığı

Gebelikte oluşan fizyolojik ve hormonal değişimler bir takım duygusal çalkantılara neden olabilir. Gebelikte depresyon çokça karşılaştığım vakalardan biridir. Neyse ki bu durum önceden bilindiğinden çoğu zaman ailenin ve gebe ile ilgilenen hastane personelinin gebe kadına daha özenli bir yaklaşımda bulunmasını sağlar. En azından ben öyle umut ediyorum.

Ailenin her bireyi için yeni bir rol üstlenilmesine hazırlık süreci bir yandan gebelik. Bu değişen rollerle ilgili beklentiler ve önceden oluşturduğumuz tasarımlar zaman zaman ilişki sorunlarına yol açabilir. Bir de sözünü ettiğimiz duygusal çalkantılar da buna ek katkı sağlar.

Aktif üreme dönemi kadınlar için psikiyatrik hastalıkların geliştiği riskli bir dönemdir. En çok gördüğümüz hastalıklar depresyon ve kaygı bozukluklarıdır. Gebe olan bir kadında bu tür hastalıkların tedavisinde hem annenin hem de bebeğin sağlığını koruyacak özel tedavi yaklaşımlarının uygulanması çok önemlidir.

Gebelik çok büyük bir keyifle geçebilecek bir dönem olabildiği gibi belirgin bir psikiyatrik hastalık olmasa da anne ve bebek sağlığını tehdit eden durumlar, bebekte ortaya çıkması muhtemel anomalilerin varlığı, düşük tehdidi, aile içi stresli yaşam olayları gibi olumsuzluklar gebelik sürecini zorlaştırabilir ve psikolojik yardım almayı gerektirebilir. Bu gibi durumlarda her gebe mevcut durumu ile değerlendirilerek tedavi planlanır. Anne ve bebeğin sağlığı göz önünde bulundurularak bazen yalnızca psikoterapi, bazen ilaç tedavisi ile birlikte psikoterapi gerekebilir.

Gebelik dönemi var olan ya da o sırada aktif dönemde olmayan birçok psikiyatrik hastalığın alevlenebildiği riskli bir dönemdir. Genel kanının aksine gebelik ruh sağlığı açısından iyileştirici ve koruyucu bir dönem değil ruh sağlığı açısından bir takım riskleri beraberinde getiren bir dönem olabilir. Bu nedenle bu durumdaki gebelerin, gebelikleri süresince ve sonrasında çok yakından takip edilmesi ve bazı durumlarda hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekebilir.