Menopoz

Bazı kadınlar menopoz dönemini doğal bir yaşam dönemi olarak algılayarak yaşayabilir. Bazı kadınlar ise depresif, gergin, huzursuz olabilir. Artık gerçek bir kadın olmayacağı, üretkenliğini yitirdiği, cinselliğini yitirdiği düşüncesi taşıyabilir. Ülkemizde menopoz çoğu zaman yaşlanmanın başlaması, cinsel hayatın sona ermesi, doğurganlığın, üretkenliğin sonu olarak algılanıyor. Oysa üretkenlik yalnızca doğurabilme yetisi değil ki. Sanat alanında, bilim alanında, mesleki olarak verilen ürünler, sosyal yaşamda biriktirilen bilgi ve deneyimin sevgi ile aktarılması üretkenliğin devamı ve hatta zirvesi olabilir.

Menopoza geçiş sürecindeki belirtiler hormonal değişimlerin yanı sıra menopoza verdiğimiz anlamdan da etkilenir. Menopozla ilgili olumsuz düşünce taşıyan kadınlarda menopoz sürecindeki fizyolojik belirtiler daha fazla ortaya çıkabilir. Sıcak basmaları, gece terlemeleri, huzursuzluk, sinirlilik, uyku düzensizliği, çarpıntı hissi gibi belirtiler görülebilir.

 Ruhsal olarak en sık depresif duygulanım, duygusal iniş çıkışlar, tükenmişlik, uykusuzluk, huzursuzluk, kaygı bozuklukları ve hafıza ile ilgili sorunlar görülebilir.

Eğer bu ruhsal belirtiler menopozla ilişkili olarak kabul edilirse o zaman destekleyici psikoterapilerden ve hormon yerine koyma tedavisinden fayda görebilir. Eğer bu ruhsal belirtiler geçmişten gelen bir psikiyatrik bozukluğun alevlenmesi ise ve ya kişinin günlük yaşamını çok olumsuz etkiliyor ise psikoterapi yöntemlerine ek olarak duruma özgün psikiyatrik ilaç tedavisi eklemek gerekebilir.